Direktör Krennic ve Darth Vader’ın ilk karşılaşması / (Tarkin ve Palpatine içerir)

0

Bu hikaye Vader’ın Stardust (Death Star) projesini ilk kez detaylı olarak öğrendiği bir hikaye. Bu hikayenin güzel bir yanı da Darth Vader ve Tarkin arasındaki ilişkiye de ışık tutması. Çünkü Star Wars’ın sadece filmlerini izleyip evren hakkında pek bilgi sahibi olmayanlar sıklıkla şu soruyu soruyor: ‘Madem Darth Vader bir Sith lordu, neden Tarkin onun üstü?’

Ben de bu yazıda hem sizinle güzel bir hikayeyi paylaşacağım hem de bu soruyu cevaplayacağım.

Bu hikayenin kaynağı Darth Vader (2017) serisinin Annual #2 sayısıdır.

Tarkin yanındaki Death Trooper‘larla beraber bulunduğu gemiden Scarif’in nemli kumuna adımını atıyor. Onu karşılayan imparatorluk officer’ına hiç aldırmadan verilerin saklandığı yere doğru gidiyor.

Burada onu başka bir imparatorluk görevlisi karşılıyor. Görevlinin onu karşıladığı yer Rogue One’daki eğlenceli droidimiz K2SO’nun öldüğü yer. Zaten verilerin saklandığı yer olan ‘Data Vault’ da Jyn Erso ve Cassian Andor’un Death Star planlarını çaldığı yer. 

Görevli ve Tarkin arasında geçen diyalog ise çok manidar. Bilirsiniz Star Wars evreninde ne zaman bir imparatorluk görevlisi yüksek rütbelerden biriyle aniden karşılaşsa şunu söyler: ‘Sizi görmek ne hoş’ ya da ‘Sizi görmek ne güzel bir sürpriz.’ Bu detay sizin de dikkatini çekmiştir elbet. Fakat bu çizgi romanı yazanların da dikkatini çekmiş olacak ki Tarkin, ‘Vali Tarkin! Sizi görmek ne hoş…’ diyen görevlinin sözünü onun yerine şöyle tamamlıyor: ‘Ne hoş sürpriz. Evet biliyorum.’

Grand Moff Tarkin’in Bilinmeyen Hayatı

Tarkin ardından veri kasasının açılması emrini veriyor.

Veri kasasına girdiğinde orada birini görüyor. Lord Vader’ı görüyor.

Vader o esnada Death Star planlarını incelemekte. Tarkin ise ona burada bir yetkisi olmadığını söylese de Vader -kendine her şeyi mübah gören bir Sith lordunun da söylemesi gerektiği gibi- ona ‘Yine de buradayım işte’ diye manidar bir cevap veriyor.

Stardust projesini araştıran Vader şunları da söyleyip Tarkin’e gözdağı veriyor:

‘Güce sahip olmak her şeye yetkin olması demektir.’

Tarkin de eski kurt tabii. Geri çekilir mi? Aksine Vader’a emir yağdırıyor. Vader ise onun emrinde olmadığını sert bir dille ifade ediyor.

Bunu söyledikten sonra Tarkin iğneleyici bir tebessümle Vader’a durumun tam tersi olduğunu belirtiyor. Hatta Palpatine’i referans gösteriyor.

Vader o esnada kafasından bir vision geçiriyor.

Visionda kırmızı ışın kılıcını Tarkin’in tam göğsüne sapladığını görüyor. Daha doğrusu o esnada bunu arzuluyor ve kafasından geçiriyor.

Tarkin ise tüm otoritesi ve soğuk kanlılığıyla: ‘Öfkeni hissetmek için güce duyarlı olmama gerek yok Lord Vader. Şu an hayal ediyorsun değil mi? Beni öldürdüğünü hayal ediyorsun…’

Bunları söyledikten sonra ekliyor: ‘Bunları yapsan imparatora nasıl hesap verirsin peki?’

O esnada Tarkin’in elinde tuttuğu iletişim cihazında İmparator Palpatine’in belirdiğini görüyoruz ve o da sahneye dahil oluyor.

‘Lord Vader… Seni Scarif’e gönderdiğimi hatırlamıyorum. Çok ilginç’ diyor ironik bir şekilde.

Ardından ustası çırağına bundan sonra Tarkin’in emrinde olacağını, üzerinde tamamen bir otoriteye sahip olduğunu ve Tarkin’e yapılan bir hatanın kendisine yapılmış sayacağını belirtiyor.

Burada bir virgül koyalım.

Biliyorsunuz Tarkin ve Vader’ın ilk karşılaşmaları eskiye dayanır. O zamanlar Vader henüz Anakin, Tarkin ise yüzbaşıydı. Klon Savaşları zamanında beraber bir göreve çıkıyorlar ve birbirlerini tanıma fırsatı yakalıyorlardı. Görüyorduk ki savaş ve politikaya dair vizyonları birbirlerininkine çok benziyordu. İkisi de bazen savaşı kazanmak için ahlaki değerlerden taviz vermeyi ama bunu da bir ilke edinmemeyi savunuyorlardı. 

Zaten imparatorluk da bu fikir üzerine kök salmıştır. Yani imparatorluk aslında evrene kötülük yaymaya çalışan bir grup yaşlı Moff’un sistemi değil aksine medeniyet ve düzen sağlamaya çalışan bir oluşum. Asıl mevzumuza geri dönmeden önce bu konuyu Grand Admiral Thrawn’un sözleriyle açığa kavuşturmak istiyorum:

‘Her zaman senin gibi sivillerle karşılaşıyorum. İmparatorluğun sürekli olarak zarar vermek için plan yaptığını düşünüyorsun. İmparatorluğa bakışınız çok dramatik. İmparatorluk bir rejimdir. Milyarlarca varlığı barındırır ve besler Günden güne, her geçen yıl, binlerce insan, imparatorluk egemenliği altında hayatlarını bir Stormtrooper görmeden ya da bir TIE avcı uçağı çığlığı duymadan yaşıyor.’

Tarkin zaten daima Palpatine’in gözdelerinden biri olmuştur. Hatta en çok güvendiği ve ‘sevdiği’ Moff diyebiliriz. Vader da onun çırağı. E haliyle bir babanın iki çocuğu gibi aralarında sürekli bir çatışma mevcut. İşin ilginç tarafı Darth Vader Tarkin’e ve Tarkin de Vader’a çok hayran. Hayranlıktan kastım şu: İkisi de İmparator ve İmparatorluk için çalışıyor, ikisi de bu düzen için her şeylerini vermeye hazırlar ve ikisi de bunun farkında. Bu yüzden içten içe birbirlerine çok saygı duyuyorlar. Hatta Tarkin Vader için şunu söylemiştir: ‘Vader’sız imparatorluk olmaz. O bu imparatorluğun bel kemiği.’

Hikayemize geri dönelim.

Vader, Palpatine’in emri üzerine sabotajcıyı bulmak için Geonosis’e gidiyor. Gemisinden indiği an onu karşılayan kişi Direktör Krennic. Tıpkı yazımın başında bahsettiğim konudaki gibi onu ‘Bu ne hoş sürpriz’ diyerek karşılıyor.

O esnada patlama sesi duyuluyor ve Geonosis’in kızıl kayaları Vader ve Krennic’in üstüne düşüyor. Vader güç ile o kayaları kendilerine çarpmadan önce havada yakalıyor böylelikle Krennic’in de hayatını kurtarmış oluyor.

Krennic’in ofisinde sabotajcının kim olduğuna dair tartışıyorlar. Krennic bunu yapanın Tarkin olduğuna emin. Aslında bunu söylemesinin altında tamamen duygusallık var. Rogue One’da da gördüğümüz üzere Krennic, Tarkin ile rekabet halinde. 

Bu iddiasını da Tarkin’in kontrol etme arzusunu dayandırıyor Direktör.

Krennic kendince Vader’ı manipüle etmeye çalışıyor: ‘Tarkin sizi sevmiyor biliyorsunuz. Siz imparatora ondan çok daha yakınsınız.’

Vader ise bir kanıtı varsa vermesini istiyor aksi takdirde zamanını boşa harcadığını belirtiyor.

Daha öncede Geonosis’teki İmparatorluk tesislerinde de böyle sabotajlar olduğunu belirten Krennic, Vader’dan gerçeği bulacağına dair bir söz alıyor.

Vader’ı Petranaki Arenası’nda görüyoruz. Yani Attack of the Clones filminde Obi-Wan ve Padmé‘yle esir düşüp bir gladyatör savaşına itildiği arenayı. Yani Padmé’nin ona aşkını nihayet itiraf ettiği yeri…

Vader arenada volta atarken eski anılarını görüyor. Yanına gelen Loyalty Officer Uddra onu tekrar gerçek dünyaya getiriyor. 

Aralarında sabotajcıyı bulmaya yönelik bir takım diyalogların ardından Officer Uddra, Lord Vader’ın da izniyle Tarkin ve Krennic hakkındaki fikirlerini söylüyor:

‘Tarkin manipülatif bir otokrat. Krennic ise yozlaşmış narsist egoist biri. İkisi de bulunduğu yeri üzerine basıp geçtikleri cesetten yapılma dağlara borçlu’ diyerek güzel bir sembolizm yapıyor.

Vader’ın ‘Sence onlardan biri mi yaptı’ sorusu üzerine ‘Hayır onlar yapmaz. Çünkü birbirlerinden ne kadar nefret etseler de İmparatoruk’u çok seviyorlar’ diyor. Tıpkı yukarıda bahsettiğim Vader-Tarkin ilişkisine benzer bir durum.

Officer Uddra Vader’a varsayımsal bir soru soruyor: ‘Eğer bu proje başarısız olursa onlara ne yaparsınız?’

Vader’ın yanıtı ise çok karanlık: ‘İkisini de idam ederim. Halkın önünde.’

Bu cevap officerın hoşuna gidiyor.

Süre gelen bir kaç küçük olaydan sonra Vader bir Ootheca buluyor. Geonosis’in yerli halkına ait bir yumurta. Ardından yanına aldığı bir kaç Death Trooper’la beraber kaynağı aramaya gidiyor.

Bir mağaraya gidiyorlar. Bu mağara Klon Savaşları animasyonunda yine Geonosis’liler tarafından esir alınan Jedi Ustası Luminara Unduli’nin esir tutulduğu mağara. 

Burada yerel halkın gizli bir örgütlenmesiyle karşılaşıyorlar. Lord Vader ve askerleri oradaki herkesi bir böcek gibi eziyor ve liderleri olan kraliçeyi de ‘İmparatorluğa ihanet suçundan’ orada idam ediyor.

Hazırlanın! Şimdi size hikayenin -bana göre- en müthiş kısmını anlatıyorum.

Vader Tarkin’e sabotaj olayı hakkında rapor vermektedir. Ona sabotajcıları nasıl bulduğunu açıklayan Vader’a Tarkin bir soru sorar: ‘Peki onlarla nasıl ilgilendin?’

Anakin’in Attack of the Clones’ta Tusken Raider‘larını kesip biçtiği sahneyi yanda görürüz. Vader kafasından o anını, yani karanlığa adım attığı ilk anını, kaybetme duygusuyla birleşmiş öfkeli anını düşünürken şunları söyler: ‘They were animals. So I slaughtered them like animals.’ 

‘Onlar hayvandı ve ben de onları hayvanlarmışçasına katlettim.’

Anakin’in Padmé’ye söylediği sözleri şimdi Vader Tarkin’e söylüyordu.

Son olarak Vader Tarkin’e Stardust projesinin aslı astarının ne olduğunu bildiğini de açıklıyor. Aralarında küçük bir sürtüşme oluyor ve Vader: ‘Dikkat et Tarkin. Kendini bu savaş istasyonuna çok kaptırıyorsun. Senin mezarın burası olabilir.’

Tarkin: ‘Bu bir tehdit mi Lord Vader?’

Darth Vader: ‘Hayır, sadece bir tahmin…’

Hikaye böyle bitiyor.

Yani anlayacağımız üzere Vader bu projenin biraz dışında tutulmuş ve bu durum da onu bir hayli öfkelendirmiş. Nitekim o İmparator’un sağ eli. Ona böyle davranılmasını hiç hoş karşılamıyor. Hele hele güce duyarlı olmayan kişilerin etkin olup da kendisini etkin olamadığı böyle durumlarda…

Umarım hikaye hoşunuza gitmiş ve bu büyük Star Wars evreni hakkında biraz da olsun ufkunuzu açmıştır.

Güç sizinle olsun…