Yolun Sonu: Skywalker’ın Yükselişi Fragman İncelemesi

0

Bundan 2 sene öncesini hatırlıyorum da tıpkı bu seneki gibi yine bir futbol maçının devre arasında gösterilecekti The Last Jedi’ın fragmanı. Onun için de çok büyük bir hype vardı içimizde. Film bizi tatmin etmekten çok uzaktı. Şimdi aradan 2 yıl geçti ve sequel üçlemenin son halkası olan Skywalker’ın Yükselişi final fragmanı yayınlandı. Bu filmin bizi öncekinden daha fazla tatmin edeceği şüphesiz zira bu filmdeki ana villianımız Yüce İmparator Palpatine!

Onu tekrar beyaz perdede görmek bile bizim için büyük bir mutluluk kaynağı. Ama önemli olan onu nasıl işleyecekleri. 

Ben şimdi daha önce yaptığım araştırmalarımdan ve bu final fragmanından yola çıkıp size bu olayı dilim döndüğünce açıklamaya çalışacağım. 

Başlayalım…

Fragman Rey’in -yüksek ihtimalle- Endor’da yaptığı antrenmanla başlıyor. Bu sahne çok ironik. Nitekim yeni üçlemeye yöneltilen en büyük eleştirilerden biri Rey’in hiç antrenmansız her şeyi becerebilmesi. Bu bir tırnak içinde göz boyama hareketi. Bu tarz sahnenin TFA’da hadi olmadı TLJ’de var olması gerekirdi. Endor’da antrenman yaparken zıplayan Rey bir kurgu oyunuyla Death Star II’de bir platformun üstüne konuyor. Death Star II’de ne aradığını birazdan açıklayacağım.

Ardından sırasıyla Finn ve Poe konuşuyor. Muhtemelen Direniş’e nutuk çekiyorlar ve savaşı kazanacaklarına dair inançlarını belli ediyorlar. Bir nevi gaza getirme konuşması.

O anki görüntüde tıpkı Yavin IV’teki üssü andıran bir üste Direniş’in büyük abileri bir toplantı içerisinde ve o sahnenin merkezinde de Lando Calrissian. Büyük ihtimalle büyük savaştan hemen öncesi. 

Zaten fragmandaki neredeyse her sahne tahminen filmin son 1 saatini kapsıyor. 

Ardından Endor’dan kalkan bir Alderaan Kruvazörü görüyoruz. Rebellion’un simge gemisi de diyebiliriz. Hatta belki de bu bizzat Leia’nın gemisi Tantive IV olabilir.

Rey’i Death Star II’nin kalıntılarının üstünde o bilinmeyen ‘okyanus gezegeninde’ görüyoruz. Karşısında ise Kylo Ren. Burada Rey ‘Kimse benim özümde kim olduğumu bilmiyor’ diyor ve Kylo Ren ‘Ben biliyorum’ diye yanıtlıyor.

Zaten biz SWE olarak daha önce de dediğimiz gibi Kylo Ren aslında Rey’in özünde kim olduğunu biliyor ama onu yanına, karanlık tarafa çekmek için ailesinin onu ‘içki parası için satan serseriler’ olarak nitelendiriyor. Bize göre Rey’in soyu Palpatine ile ilişkili. Tabi bu konu 20 Aralık’ta kesinliğe erecek.

Fragman asıl 50. saniyeden itibaren bizim istediklerimizi vermeye başlıyor. Bir buz kütlesine doğru uçuşan TIE Fighterları görüyoruz. Bu fighterlar First Order’a ait gibi duruyor. Ve Palpatine o ikonik sesiyle ve herkesin hayran olduğu tüm o karanlık taraf kibiriyle 2 genç force user’a -yani Kylo Ren ve Rey’e- hitaben şunları söylüyor.

‘Çok uzun zaman bekledim. Ve şimdi sizin beraber olmanız (bana gelmeniz) sizin isteğiniz dışındaydı.’

Türkçe’ye çevirmesi zor bir cümle. Bu kadar aktarılabiliyor. Burada demek istediği kısaca yine her şeyin kontrolünün altında olduğu. Peki Palpatine neden Kylo Ren ve Rey’i aynı anda yanında istesin? Okuduklarıma göre Palpatine bir yaşam makinesine bağlı. Gücünün minimum seviyesinde. Kylo Ren ve Rey’in güçlerini emip tekrar o güçlü haline erişmek istiyor. Yeni bir çırak arayışında da olabilir tabii. Ama Palpatine ‘Rule of Two’ olarak bilinen Sith kuralını ‘Rule of One’a indirgemeye çalışıyordu. Belki de çırağı Darth Vader / Anakin Skywalker tarafından ihanete uğraması onun çırak arayışını bitirmiştir.  

Palpatine bu sözleri söylerken görüntüler sırasıyla şöyle. Palpatine’in olduğunu tahmin ettiğimiz ihtişamlı bir taht görüyoruz. Ardından buz kütlesinin altından o buz zemini kırarak çıkan bir Star Destroyer. Bu Star Destroyer İmparatorluğa ait olanlardan First Order’a değil.

Hem söylediği ‘çok bekledim’ sözü hem de imparatorluğa ait geminin yerden çıkmasının aynı anda işlenmesi bize açıkça şu mesajı veriyor: İmparator Anakin onu reaktör boşluğuna attığında ölmedi. Ona sadık imparatorluk askerleri ve üst düzey subayları onun güvenliğini sağlayıp oradan bilinmeyen bir yere ayrıldılar ve tekrar hakimiyet için doğru zamanı beklediler. Açıkçası İmparatorluğun İmparatorlarına olan sadakati beni çok memnun etti. Bunu keşke daha fazla işleselerdi. Rebels’ta bir nebze İmparatorluğun iç dinamiklerini ve politikacıların imparatorlukla ilişkisini görmüştük. Çizgi romanlarda Moff’ların Palpatine sürekli iletişim halinde olduğunu sürekli gördük/görüyoruz zaten. Bize de bu lazım. Şöyle ki Palpatine’in iki kimliği var. Biri politik biri felsefi. Biri İmparator olması diğeri de Sith lordu olması. Biz daha çok Sith lordu olmasıyla karşılaştık. Prequellerde öyle değildi ama orada henüz imparator da değildi. Ben Darth Sidious’u sadece lightning atarak görmek istiyorum. Ben biraz da onun senatörlerle olan ilişkisini görmek istiyorum. Ben onun İmparatorluğa getirdiği yenilikleri ve düzenlemeleri görmek istiyorum. Çünkü zaten kendisi sivri zekalı bir politikacı. Beni de en çok çeken bu. Gerçek hayatta böyle bir liderimin, imparatorumun olmasını isterdim diyip tekrar fragmana dönüyorum.

Millenium Falcon’u ve beraberinde direniş filosunu görüyoruz. Falcon’un hemen solunda Rebels dizisinden Ghost’u görüyoruz. Bir selam çakmışlar belli ki. Daha bir etkin rolün oynayacağını düşünmüyorum Ghost’un ve ekibinin. Olursa ne ala tabi. Yine aynı karede arkada Lucrehulk gözüküyor. Biliyorsunuz Lucrehulk ilk olarak Phantom Menace’de gözükmüştü ve küçük Anakin onu -biraz da şans eseri- yok etmişti. Ardından sevinç çığlıkları atmıştı. Anakin’in toplu katliamdan keyif aldığı ilk an…  (Şaka)

Rebel filosunda çeşit çeşit gemiler var ve bu bize Poe’nun fragmanın başlarında ‘Eğer onlara öncülük edebilirsek iyi insanlar da bizimle savaşır’ sözünü hatırlatıyor. Galiba tüm galaksi sonunda özgürlükleri için birleşebilmeyi becerebilmiş.

Kylo Ren ve Rey Death Star II’nin kalıntıları üzerinde savaşmaya devam ediyor. Peki burada ne işleri var? Yine okuduklarımdan yola çıkarak yorumlayacağım. Rey ve Kylo Ren orada bir objenin peşinde. O obje ki Darth Sidious’u öldürebilecek tek şey. O bir hançer. İçinde Sith büyüsü barındıran bir hançer. Bildiğimiz üzere gücün karanlık tarafı bir çok güce giden bir yoldur; bu yol doğa kurallarına aykırı olsa bile… 

Sidious ölümü atlatmayı öğrenebilmiş. Bir tek bu hançer onun sonunu getirebilir.

Kylo Ren, Sidious’u bir tehdit olarak görüp onu öldürmek için de bu hançeri istiyor olabilir ya da tıpkı dedesi gibi hizmetine girmiş ve Sidious’un emriyle o hançerin peşinden koşuyor olabilir.

Gelelim bizi duygulandıran C-3PO sahnesine…

Bu hançerin yerini saptayabilmek için 3PO’nun kendini feda etmesi daha doğrusu anılarını feda etmesi gerekiyor. Çünkü o hançerin lokasyonu onun kafasının arkasında bulunan discte.

‘Size, dostlarıma son bir kez bakıyorum.’

Bu esnada 3PO’nun arkasında Ayrılıkçılar Ordusu’nun savaş droidini, B1 Battle Droid’i görüyoruz. 

Poe, Finn ve Chewie blasterlarını ateşleye ateşleye ilerliyorlar. Burası bir First Order üssü ya da gemisi. 

:'(

Rey ve Leia sarılıyor. Sarıldıkları yer Endor’a benziyor. Rey belki de çıkacağı bu zorlu görev öncesi ona veda ediyor.

Luke Skywalker’ın bilgece sözlerini duyuyoruz arka planda: ‘Korkuyla yüzleşmek Jedi’ların yoludur.’

Yine sadece görsellik içeren savaş sahneleri… 

Finn ‘uzay atı’ üstünde o ‘büyük savaşta’ direnişçilere öncülük ediyor.

Ve arından Rey ile Kylo Ren’i ışın kılıçları aktif şekilde görüyoruz. Ama gördüğümüz yer öyle sıradan bir yer değil. Burası Luke ve Vader’ın son düellolarını yaptığı yer. Burası Anakin Skywalker’ın tekrar doğduğu yer. Burası sinema tarihinin en ikonik sahnelerinin gerçekleştiği yer. 

Burası İmparator Palpatine’in Death Star II’deki taht odası. Kylo ve Rey sanki uzlaşacakmış gibi gözüküyor. Zaten böylesi bir villiana karşı birleşmekten başka çareleri yok gibi.

Başka bir yerde Kylo Ren ve Rey bir figürü yok ediyorlar. O figür’ün Darth Vader olduğu iddia ediliyor. Onun taştan bir heykeli gibi. Bana biraz anlamsız geldi. Rey ve Kylo burada takım olmuş gibi ve Rey’in bir elinde ışın kılıcı diğer elinde de hançer var. Acaba yok ettikleri kişi bir Ren Şövalyesi mi? Ve Ren Şövalyeleri Palpatine ile ve Palpatine’in Sith büyüsüyle alakalılar mı? Onları da yok etmek için o hançer mi lazım yoksa? Göreceğiz.

Palpatine o meşhur kahkahasını atıyor yine. Bu sefer onu ilk kez bu kadar net görüyoruz. Bir cihazın üstünde Rey’e doğru yaklaşıyor. Dikkatli bakarsanız bu ‘koltuğun’ çok fonskiyonlu bir koltuk olduğu anlaşılıyor. Bence Palpatine’i hayatta tutması için gerekli olan şeylerle donatılmış özel bir koltuk bu.

Ve son shot: Rey ışın kılıcı aktif halde. Arkadan Luke ‘güç seninle olacak’ diyor ve Leia ‘daima’ diye tamamlıyor cümleyi.

Dürüst olmak gerekirse bu fragman beni çok hypelamadı ama bir yandan da bu bana umut veriyor. Çünkü fragman bir çok anlamsız sahne ve bolca çatışma görüntülerinden oluşuyor. Belli ki ana hikayeyi ve gidişatı gizlemeye çalışıyorlar. 

Sidious sahneleri en kayda değer olanlarıydı.

Bizi nasıl bir film bekliyor bilmiyorum ama yeter ki eski karakterlere -özellikle Palpatine’e- umarım iyi bir hikaye yazmışlardır ve umarım Rey yine her şeyi becerip günü kurtarmaz.

Önceki İçerikPalpatine’li The Rise of Skywalker Posteri Yayınlandı
Sonraki İçerikStar Wars: Skywalker’ın Yükselişi İnceleme
Hayat felsefesinin oluşumunda Star Wars'in büyük bir katkısı olduğunu düşünüyor. Şimdi de franchisea vefa borcunu ödemek için canla başla mücadele ediyor. En büyük hayali başarılı bir film senaristi olup Star Wars için bir hikaye yazmak.