Güç’ün Mirası: Snoke kimdir

0

Snoke kimdir?

Küllerin Mimarı

Snoke, Palpatine’in yıkılmış İmparatorluğunun küllerinin lideri olmanın, hayal ettiğini şeyin çok gerisinde olduğunu ve sadece bir dayanak noktası olduğunu biliyordu. İmparatorluğun çöküşünün ve Yeni Cumhuriyet’in gazabından ve  öfkesinden kurtulan amiraller ve generallerin başkası tarafından yönetilmeyi isteyeceklerini öngörmüştü.

Yukarıda okuduğunuz metin The Last Jedi kitabından bir kesitti. İşte burada çok uzun zaman önce çok uzak bir galakside, yaşanmış ve bitmiş bir hikayenin saklanan karakteri inceleyeceğiz. İşte bugün ”Snoke Kimdir?” sorusuna yanıt olacağız.

Kişiliği; Yeni Bir Palpatine

Güç Uyanıyor’dan.

Yeni dönemin kurucusu olan; Snoke, gizli ve esrarengiz bir figürdü. Palpatine gibi, kalıcı bir operasyon tabanı oluşturmaktan ziyade, İlk Düzen’i yönetmek için bir emir komuta zincirindeki astlarından yardım alabilirdi. Son derece kurnazdı, birinci mertebeden lider yetkilileri kandırmak suretiyle iktidara yükselmişti. Ve tıpkı Palpatine gibi bir manipülasyon uzmanıydı,  Luke Skywalker’ın öğrencisini kolay bir şekilde manipüle edebilmişti. Armitage Hux‘ı “kudurmuş bir çocuk” olarak kabul etmesine rağmen, Snoke için herkesin içinde işe yarar bir kısım vardı, ve Hux’un generallik becerilerinin yararlılığını kabul etti ve düzgün bir şekilde manipüle edildiğinde bir kişinin zayıflığının bile bir amaca hizmet edebileceğine inandı. Snoke’un Hux ile  tek bir ortak fikirleri vardı: son derece güçlü bir askeri güç. Yeni Cumhuriyet ile imzalanan anlaşmaları ihlal eden bir militarizasyon programını denetlemenin yanı sıra  Snoke; Hux’un askeri stratejilerini sık sık onayladı ve teknolojik yeniliklerinin onayını gösterdi.


“Ben Solo, acınası ve aptaldı, tıpkı babası gibi.” dedi ve acınası bakışlarla. bir zamanlar babası olan adama baktı.

“Bu Snoke’un inanmanı istediği şey.” dedi Han. Bunu kanıtlamaya çalışmıyordu, sadece bir gerçeği belirtiyordu. “Ama bu doğru değil.” diyerek sözlerini bitirdi.

“Hayır! Yüce Lider . Benim ne olduğumu ve ne olabileceğimi çok iyi biliyor. O seni de tanıyor Han Solo, senin gerçekte kim olduğunu biliyor. Bir General değil, bir kahraman değil. Sadece bir hırsız ve kaçakçı.”

Bir gülüşün izi Han’ın suratından geçti. “Hakkını vereyim, en azından bu konuda haklıymış.”


Snoke, çırağının  sadece sınırsız güç potansiyeli için değil, aynı zamanda onu karanlığın ve aydınlığın mükemmel bir şekillenmesi olarak gördüğü için de büyülenmişti. Buna rağmen, Snoke karanlık tarafa Palpatine kadar bağlıydı ve tıpkı Palpatine gibi Aydınlığın, gücün zayıf ve acınası tarafı olarak görmüştü. Kylo Ren’in, ham, evcilleştirilmemiş güç olduğunu ve Ren’in son Sith lordu olan Lord Vader‘ın gücüne erişebileceğine inanmasına neden oldu. Ren’in Starkiller Üssü‘de aldığı hezimetle birlikte Yüce Lider onu, Vader’ın mirasına layık olmayan, çaresiz bir çırak olarak maskeli bir çocuk olarak nitelendirdi ve aşağıladı. Snoke, önlemeyen olay zincirlerini başlatmış oldu. Ren’in başarısızlığı ışığında Snoke öğrencisinin, Gücün iki tarafı arasındaki çatışmasının üstesinden gelip gelmeyeceğinden şüphe etmeye başladı. Aynı şekilde, Ren’i bir kenara bırakma şansını da düşünmeye başladı. Yine de Snoke, Ren’in çatışan ruhunu kendine çekmek için manipülasyon becerilerini kullandı, ancak bu işe bir işe yaramamıştı. Ortada kendi yolunu çizmeye kararlı arınmış bir Kylo Ren vardı.


“Kudretli Kylo Ren”  dedi Snoke öğrencisiyle dalga geçer gibi. “Seni bulduğumda, ham, evcilleştirilmemiş bir güç görmüştüm ve bunların ötesinde gerçekten özel bir şey — senin kanında potansiyeli.  Yeni bir Vader yaratabileceğimi düşündüm. Şimdi korkarım ki yanılmışım”

Maskenin altından Kylo, parlayan altın ipeksi giysilerin içindekine baktı. Kylo maskenin sesini düzgün yansıtamadığının farkında olarak ” Sana her şeyimi verdim, karanlık tarafa…” dedi. ” Her şeyimi”

“Çıkar şu gülünç şeyi” dedi Snoke iğrenerek çırağına bakıyordu.


Maskesinin onu daha etkileyici bir varlık gibi gösterdiğine inanan çırağı gibi, Snoke astlarıyla iletişimde genellikle holografik aktarımla bağlantı kurardı onlara yukarıdan bakarak psikolojik olarak zihinlerine girerdi. Snoke’un zeki, sofistike ve zaman zaman sakin tavırları, zalimlik, kibir, egoizm ve narsisizm gibi daha sinsi niteliklerini gizledi.  Darth Sidious ile bile rekabet edebilecek kadar karanlık bir doğaya sahip olan korkunç bir canavardı. Snoke’un tavrı, duruma bağlı olarak ani duygu değişimlerine müsaitti bir anda sakinken, bir anda öfkeli olabilirdi. Bu da tıpkı Palpatine gibi astları tarafından korkulan bir figür olmasına neden olmuştu.

Yetenekleri: Şaşırtacak Kuvvet

Snoke, öğrencisi Kylo Ren’e ders verirken.

Snoke, Sith değildi veya Sith olarak eğitilmemişti. Nasıl ve kim tarafından eğitildiği bilinmese de, Güç’ün Karanlık Tarafta oldukça kudretliydi. Güç’teki ustalığından dolayı Snoke, gücünü en küçük hareketlerle uygulayabildi (Sağ). Yetenekleri arasında, uzak mesafelerde bile başka varlıkları birbirine bağlayabilen telepati. Ayrıca Force Choke ve telekinezi yetenekleri de oldukça güçlüydü. Snoke akıl gücünü elinde tuttu ve ölümünden önce Rey ve Ren’de başarılı bir şekilde kullandı. Karanlık tarafın üsluplarında usta olarak, Snoke güçlerini otoriter kişiliği birleştirmede uzmandı. Bkz: Kylo Ren’in celallendiği anda onu yıldırımları ile dizginlemişti.


Yüce Lider, mavi gözlerini kapattı. Bu, Güç tarafından takdir edilen bir drama idi, sıradan duyular tarafından sunulan ham yaklaşım değildi.

“Evet!” dedi “Ve şimdi, budala çocuk, o ışın kılıcını açar ve gerçek düşmanı öldürür. ”
Yüce Lider’in söylediği son şey buydu.


Her ne kadar Rey ve Ren Güç’te ham bir bağlantıya sahip olsalar da, Snoke’un yetenekleri Yüce Lider’in emrindeki bilgi ve deneyim nedeniyle güçlerini gölgede bıraktı. Ren’i tek bir saldırı ile bastırmaya ek olarak  Snoke, taht odasına Rey ile sanki bir bez bebek gibi oynamıştı. Snoke, Güç’e bağlı olan iki kuvvete duyarlı kişiden oluşan zihni köprüleme yeteneğine sahipti. Ren ve Rey’ı birbirine bağlamak için güçlerini kullanarak, ikisi birbirlerini onları ayıran milyonlarca ışık yılına rağmen görebildi ve duyabildiler. Bağları derinleştikçe, birbirleriyle fiziksel temas kurabildiler. Her şeyden önce ikisi de, aslında tüm bağlantıların Snoke’un planının parçası olduğundan habersizdi. Sonunda Snoke’un vizyonları ve Güç duyuları onu başarısızlığa uğratmıştı egosu güçlerinin önüne geçmiş ve Han Solo’nun oğlu tarafından gelen tehdidi görememişti ve bu onun sonunu getirmişti.

Bir Snoke illüstrasyonu.

Snoke, bizlere bu “Plot Twist” ile değil bu tam anlamıyla aradan çıkarma bir son ile veda etmiş olsa da, bizlere sayısız teori ürettirek Güç Uyanıyor’dan bu yana bizlerin kafasında “Kim ulan bu Snoke” sorularının çıkmamasına sebep olmuş iyi olduğu tartışılır fakat kesinlikle ama kesinlikle gizemli bir karakterdi. Yazımızı burada sonlandırarak 
Esenlikler diliyoruz…