Güç’ün mirası: Mace Windu

0

Geonosis Kahramanı: Mace Windu

Mace Windu  Rüyalarımda, arena balkonundayım. Geonosis’de. Turuncu parıltılar gözlerimde. Aşağıdaki kumda: Obi-Wan Kenobi, Anakin Skywalker, Senator Padme Amidala. Kolumu uzatsam erişeceğim bir kayanın üzerinde: Nute Gunray. Kılıcımın menzilinde: Jango Fett.Ve Üstat Dooku. Hayır. Artık Üstat değil. Kont Dooku. Ona böyle hitap etmeye bir türlü alışamadım. Rüyalarımda bile. 

Jango Fett silahını çekiyor. Doğuştan katil: galaksideki en tehlikeli adam. Jango beni bir saniyeden kısa sürede öldürebilir. Biliyorum. Kenobi’nin Kamino’dan gelen raporunu görmediğim halde Jango’dan yayılan şiddeti hissedebiliyorum: Güç’te bir ölüm titreşimi. Ama doğru şekilde yaptım. Kılıcım, Fett’in kare şekilli çenesinin altını aydınlatmadı. Sözlerle zaman harcamam. Tereddüt etmem. İnanırım.Rüyalarımda kılıcımın mor ışığı Dooku’nun gri sakalının kıllarını kesiyor ve Jango Fett’in nişan alıp ateş etmek için harcadığı o kritik yarım saniye içerisinde kılıcı hızla çekip Dooku’yu kendimle birlikte ölüme götürdüm. Ve galaksiyi iç savaştan kurtardım.

Yukarıda okuduğunuz metin Mace Windu’nun iç dünyasından, benliğinden, zihninden bir parça. Korun üstat her zaman  özel biri olduğunu düşünüyordu, seçilmiş kişi kehanetini duyduğu andan itibaren kendisinin seçilmiş olduğunu düşünmüştü. Anakin ortaya çıktığında bu fikri derinlere bir yere gömmüş olsa da Windu yaşanacak büyük savaşta, büyük bir rolü olacağının farkındaydı.  İşte bu yazımız da Korun üstadın derinlerine ineceğiz.

Yüce bir kişilik

Mirası; Geride bıraktıkları

Windu, Palpatine’in yeni düzeninin günah keçilerinin başında geliyordu. Ölümünden bir haftadan kısa bir süre sonra çeşitli medya kuruluşları, Windu’nun Cumhuriyet’e darbe yapmak için yıllardır bu anı beklediğini iddia ettiler.  Kanıt olarak Mace Windu’nun Klon Savaşlarında oluşturduğu günlükleri değiştirerek kamuoyuna sererek çok büyük bir propaganda başlattılar. Mace Windu bir hain olarak anıldı ve lanetlendi, ismi ve savaş geçmişi veri bankalarından silindi.  Galaktik İç Savaş sırasında, Windu’nun Dantooine Savaşı sırasında kahramanlıklarını gösteren bootleg HoloNet yayınları yapıldı. Aklanmaya çalıştı. Seçilmiş kişi kaderini yerine getirip, Palpatine’i öldürdükten yıllar sonra; Mace Windu, eski namına ve ihtişamına kavuştu ve Klon Savaşlarının kahramanı olarak anıldı. Özellikle Jaina Solo, onu Büyük bir Jedi üstadı olarak andı ve Shatterpoint (Hassas Nokta), Vaapad gibi yeteneklerine büyük saygı duymuştu.

Küçük bir bilgi; ölümünden 1 yıl kadar sonra Mace Windu’nun ışın kılıcı Senatör Sano Sauro’ya uçuk fiyatlar karşılığında satıldı.


Kişiliği; Barışın ve Cumhuriyet’in koruyucusu

“Yabancı gözlerdeki umutları görebiliyorsun. Sana göre, insanlar , gerçek bir seçim şansı sunulduğunda aydınlığı seçerler. Bu senin kusurun ve gücün”

– Ustasından çırağına T’ra Saa’dan Mace Windu’ya

Coruscant semaları

Korun üstat, dönemin en güçlülerinden olan Dooku’ya hayranlık besliyordu. Ancak Dooku’ya  göre Windu kibirli küçük bir padawandan başka bir şey değildi.

Yine de, bir Jedi için eşsiz bir kişiliğe sahipti; genellikle diğer Jedi’ların dikkatini çeken şeylere karşı ilgisizdi, arkadaşlarını dikkatli seçerdi doğal olarak güvenme konusunda dikkatli bir kişiliğe sahipti. Gençliğinde bile Galaktik Cumhuriyete kendini kanıtlamıştı. Son derece cesur ve bir o kadar da riskli yaşama sahipti. Aynı zamanda, düello ve Güç konusunda yeteneklerinden dolayı, Windu çok gururluydu.  Özellikle keskin dili ve ara sıra alaycı tavırlarıyla da biliniyordu. Ancak, bu kibri büyük oranda kontrol ederek Yoda gibi üstün hissettiği bireylere karşı kendini dizginliyordu. Windu, diğer Jedi ustalarından ziyade Cumhuriyetin hizmetkârları rolüne güçlü bir şekilde bağlı ve bütün sivillere karşı sorumluluk hissediyordu. Tabiatının Karanlık taraflarına ve inanılmaz dövüş yeteneklerine rağmen Mace Windu, ağırlığı, sözleri ve efsanevi şöhreti kullanarak bir çok çatışmayı olaysız dağıtarak, diplomatik yönünü de her zaman ortaya koyuyordu. Bir diplomat olarak yetenekleri, cesareti, dürüstlüğü ve becerisiyle birlikte saygın bir Üst Düzey Jedi Yüksek Konseyi üyesi olarak görev almış ve galaksiye adını duyurmayı başarmıştır. Usta Windu, aynı zamanda başarılı bir pilottu bunu Coruscant savaşında sergilemişti.

Nihayetinde Mace Windu’nun gerçek motivasyonu,  Zihninde kurduğu barış ve refah medeniyetiydi ve Cumhuriyet’i nihai uygarlık olarak görüyordu. Cumhuriyet’i koruma görevi, Windu’nun zihnindeki Jedi Felsefesini yıkıp geçmek bile olsa Cumhuriyet’i korumak için gereken her şeyi yapmaya hazırdı, yapacaktı, ve yapmıştı da.


Yetenekleri: Biçilmiş Kaftan

Bu Vaapad’ın Güç’teki yan etkisidir. Stilim büyük bir güç bahşeder ama aynı oranda da büyük bir risk taşır. Kan ateşi dokunan herkesi öldürebilecek bir hastalıktır. Vaapad‘ı kullandığında kendine dövüşün keyfini çıkarma iznini verirsin. Savaşın heyecanını tadarsın. Kazanmanın coşkusunu. Bu yüzden çok az öğrenci bu stili öğrenmek ister. Vaapad karanlık tarafın gölgelerinden geçen yollara açılan kapıdır.

Mace Windu’nun eğitimi, çoğunlukla ışın kılıcında ustalaşmaya odaklıydı. Daha

Windu ve Ventress

öğrencilik yıllarında bile diğer üstatları kendine hayran bırakan Windu,  inanılmaz derecede becerikli ve yetenekli bir savaşçı oldu. Evrimini tamamladığında ise Jedi düzenin geçmişte ve gelecekte sahip olduğu en güçlü Kılıç üstatlarından biri olarak kabul edildi. O tüm ışın kılıcı tekniklerinin üstadıydı. Juyo formunu kullanan  Sora Bulq’un yanı sıra Mace, Juyo formunu tamamlayan tekniğin yedinci biçimi olan Vaapad olarak bilinen ölümcül savaş biçimini geliştirdi.  Mace Windu, Vaapad’a tamamen hakim olan tek Jedi’dı. Tarzın diğer iki uygulayıcısı, Sora Bulq ve Depa Billaba, bu konuda ustalaşamadılar -aksine, Vaapad onları delirtip karanlık tarafa götürmüştü.  Sadece ama sadece, Dooku’nun onunla kıyaslanabileceği ve sadece Üstat Yoda, tam gücünde bir  Windu ile düello yapabilecek güçte olacağı söylenir.

Windu, zamanının en büyük kılıç ustasıydı. Ruul’da ki düelloları sırasında Sora Bulq’u çabucak etkisiz hala getirdi ve kısa süre sonra Asajj Ventress’i kolayca devirebilmişti. Boz Pity savaşında, Windu, Dooku’yu düelloya davet etse de, Dooku kaçmayı tercih etmişti sonrasında ise  Behpour’da Dooku’yı yenmeyi başardı. Windu’nun son ve en büyük zaferi ise en güçlü Sith lordu olan Palpatine’i devirmesi olmuştu.


Güç’teki Ustalığı

Mace, dövüş için enerjisini harcamıyordu; Vücudu zihninin müdahalesine gerek kalmadan hareket ediyordu. Kılıcı savrulup çarparken, ayakları kayıp, ağırlık merkezini değiştirirken ve  omuzları kusursuz  bir şekilde dönerken rakibinin sadece Kırılma Noktasını hissetmeye çalışıyordu…

Duel of Palpatine’s Office

Mace Windu’nun Güç’teki ustalığı genişti. Karanlık tarafın aurasına karşı direnciyle tanınıyordu, kendi karanlığını, Aydınlığın silahına yönlendiriyordu. Bu, Jedi ya da Sith tarafından bilinen en karanlık güçleri rahatlıkla kullanabilyiordu (Force Crush vs) Yarattığı formun ustalığı Vaapad, diğer iki ileri kullanıcı olan Depa Billaba ve Sora Bulq’un karanlık tarafa düştüğü için, aynı zamanda Aydınlığa olan bağlılığını ve Güç üzerindeki hakimiyetini kanıtlamıştı. Mace Windu’nun, Güç’ün  Karanlık ve Aydınlık taraflarını konusunda tecrübelerini, sadece Yoda ile kıyaslanabileceği herkesin farkında olduğu bir gerçekti. Windu’nun, vücudunun kabiliyetlerini arttırmak için Güç’ü en iyi ustalıkla kullanıldığı biliniyordu ve bu nedenle, büyük yüksekliklere ve muazzam mesafelere sıçrayabiliyordu. Force Wave gücünün uygulanmasında ustalık gösterdi ve Dantooine ve Coruscant savaşları sırasında inanılmaz bir dereceye kadar kullandı; Tek başına Güç’ün enerjisiyle binlerce droidi kolaylıkla yok edebilmişti. Jedi Üstadı, daha sonra General Grievous’u ağır yaralamak için kullandığı Force Grip ve Force Crush gibi daha karanlık telekinetik güçler kullanmakta da ne kadar başarılı olduğunu kanıtlamış oldu.  Korun Jedi Üstadın telekinezi ile olan becerisi o kadar genişti ki, Ryloth Muharebesi sırasında, tonlarca ağırlığa sahip AT-TE’yi Güç ile rahat bir şekilde hareket ettirebilmişti.

Mace Windu’nun Vaapad’dan sonra ki en güçlü yeteneği Shatterpoint  yeteneğiydi. (Hassas Nokta- Kırılma Noktası)  Shatterpoint,  ona her an her dakika yardım ediyordu. Rakiplerinin ölümcül veya zayıf noktalarını görmesini sağlardı. Palpatine ile yaptığı düelloda zaferi Vaapad’a borçlu olduğu kadar da Shatterpoint yeteneğine borçluydu.


Değeri bilinmeyen bir kahraman

Kendini her şeyi ile Cumhuriyet’e adayan Mace Windu, bir kahramandı; Kahraman olarak doğdu, kahraman olarak yaşadı ve bir kahraman olarak öldü. Mace Windu gibi bir karakterin derinliğine kelimeler ile ancak bu kadar inebiliyoruz. Ve yazımızı Mace Windu’nun en güzel repliği ile sonlandırıyoruz.  Esenlikler dileriz.

“Jedi’lar barış için savaşmaz. O sadece bir slogandır ve tüm sloganlar kadar da yanıltıcıdır. Jedi’lar medeniyet için savaşır çünkü barış ancak medeniyetle gelir. Bizler adalet için savaşırız çünkü adalet medeniyetin temel taşıdır; adil olmayan bir medeniyet kumun üzerine inşa edilmiştir. Fırtınalara uzun süre direnemez.”