Anakin ve Palpatine’in Underworld’deki Macerası

0

Anakin’in Cumhuriyete İnancının Kaybolduğu İlk An

Gizli Tehlike‘nin sonlarında Palpatine yanındaki iki muhafızla gelip, zaferden dolayı Obi-Wan’ı ve Padmé’yi kutluyor. Tam gidecekken “Genç Skywalker”a da “Kariyerini büyük bir ilgiyle takip edeceğim.” diyor. Keza Palpatine’in sözünü tuttuğunu görüyoruz. Zamanla Anakin’in en güvendiği insan oluyor kendisi. Öncül üçlemede bence aralarındaki ilişkiyi gayet iyi işlemişler ama çizgi romanların veya romanların bu tarz konular hakkında verdiği bilgiler daha doyurucu oluyor haliyle. Gel gelelim hepimiz bunu düşünmüşüzdür: Neden Anakin Palpatine’i kendisine yakın görüyor? Onu bir nevi bir baba figürü olarak görmesi bir yana Palpatine onu gerçekten anlayan iki insandan biri. Diğeri zaten Padmé.

Anakin, Palpatine’i bir kahraman olarak görüyor. Cumhuriyeti ve bu yozlaşmış düzeni gerçekten değiştirebilecek kişi varsa o da Palpatine’dir diye düşünüyor. Pekte haksız sayılmaz ama öyle değil mi?!  Marvel’ın 2016’da çıkarttığı “Anakin and Obi-Wan” serisi (toplam 5 sayı) onların ilişkilerini yarattıkları bir macerayla anlatıyor. Keza bu eserde Obi-Wan ve Anakin arasındaki usta-çırak veya abi-kardeş ilişkisinin işlenmesi bize tebessüm ettiriyor fakat bu yazımda Kenobi’ye hiç girmeyeceğim. (Başka bir yazıda onlardan bahsedeceğim.)

Hikayenin başlangıcında Anakin Darth Maul’un hologramıyla pratik yaparken görüyoruz. Anakin ani bir hamleyle hologramı yenmeyi başarıyor. Ee hologramı yenmesi kolay Anakin efendi! Yüreğin yetiyorsa eski bir Sith Lordu olan, ölmeden öncesinde de Crimson Dawn yeraltı örgütünün lideri olan saygıdeğer başbuğumuz Lord Maul’un karşısına gerçekten çık(!)

Şaka bi yana Anakin’in bu mücadeleden üstün çıkması Palpatine’i çok etkiliyor. O esnada Anakin’i tabir-i caizse kıskanan diğer padawanlar “o sadece bir köle, bundan fazlası değil!” gibi ifadelerle gelecekte belki de tapınak baskınında onların hayatlarını alacak adamın damarına basıyorlar. Anakin her zamanki gibi bir anlık öfkeyle onlara ayarı çekiyor. Nasıl mı? Anlatayım. Bu iki arkadaşın ışın kılıçlarını güç ile havaya kaldırıp onlara doğru çevirerek. Tabii hemen Kenobi araya giriyor. Bu hareket Palpatine’in daha çok hoşuna gidiyor ve Üstat Windu’ya dönerek bu genç çocukla biraz vakit geçirmek istediğini ve bu çocukla Naboo işgalinden kalma aralarında ‘özel bir bağ’ olduğunu belirtiyor. Üstat Windu tabiri caizse biraz kem küm etse de kabul ediyor.

Obi-Wan Anakin ile beraber Şansölyenin odasına geliyor. Şansölye ile kısa sohbetin ardından Obi-Wan ayrılıyor ve asıl macera başlıyor.

Soldan sırasıyla Şansölye Sheev Palpatine, Anakin Skywalker ve Obi-Wan.

Palpatine Anakin’i “Underworld”e götürüyor. Tehlikenin, yozlaşmanın ve pisliğin başkenti olduğu yere… Anakin, Palpatin’e burasının güvenli olmadığını ve Padawanların buraya gelişinin yasak olduğunu belirtiyor. Palpatine bunları pek umursamadan (haliyle) Anakin’e aynen şu cümleyi söylüyor: “Evlat, bu şehirdeki en nadir ve önemli kaynak ne biliyor musun? Gökyüzü.” Palpatine burada aslında Underworld’ün ne kadar mağdur ve muhtaç olduğunu belirtiyor ve aynı zamanda gökyüzüne sahip olmanın önemine vurgun yapıyor.

Barda bir masaya oturdukları anda Palpatine Anakin’e ona eşlik ettiği için minnettarlığını sunuyor ve ek olarak Jedilara olan hayranlığından bahsediyor(!) Palpatine, Anakin’in hassas noktasını biliyor ki mekanın yozlaşmasından konuyu açıyor: “Şuraya bak Anakin burada hayatlar ticaret malzemesi. Her şey alınıp, satılabiliyor.” Her ne kadar biz bu söylemleri Palpatine’in sırf Anakin’i onun ilgisini çekmek ve yoldan çıkarmak için söylediğini düşünsek de dikkatli incelediğimizde Palpatine de gerçekten bu görüşleri savunan biri. Demokrasinin işlevsizliğini anlayan biri… Göründüğünden derin bir karakter Palpatine.

Anakin’in en sevdiğim yanı dobra ve açık sözlü biri olması. Palpatine’e “Madem burası böyle rezil bir mekan neden senato bu konu hakkında bir şey yapmıyor?” diye soruyor. Tıpkı Klonların Saldırısı’nda Naboo’da Padmé’yle piknik yaparken sistemi ve senatörleri eleştirdiği ve düşüncesini açıkça belli ettiği gibi burada da aynısını yapıyor. İşte bu gerçek bir erdemdir.

İşte sorduğu bu soruya aldığı cevap Anakin’in gözünde hem Cumhuriyeti hem de -kısmen- Jedi Düzeni’ni bitiriyor. Zira Anakin eğer güç sahibi olsa tüm galaksiyi kurtarmaya çalışırdı. Çünkü Anakin bencil değildi; fedakardı, özveriliydi…

Palpatine Ani’nin bu sorusuna -haliyle- gülerek cevap veriyor ve gülmesinde de haklı. Çünkü bu mekan zaten senatörlerle dolu! Orada, kumar masasında bulunan Suntilla Sisteminin Senatörü Colandrus’u göstererek senatörlerin böyle kaçamaklar yaptığını hatta ticari amaçlar uğruna köle ticaretine de giriştiklerini belirtiyor yüce imparator. Senatör Colandrus’da bunlardan biri.

Colandrus şans küplerini masaya attığı sırada (hatırlayalım kendisi bir kumardaydı) Anakin force’u kullanarak tıpkı Qui Gon’un yaptığı gibi küpleri adamın aleyhine çeviriyor ve Palpatine bunun üzerine kahkahayı basıyor. Bu kahkahayı duyan senatör ve yancısı o masaya gelip bir gözdağı veriyorlar o esnada Anakin ışın kılıcını çıkaracakken Palpatine ona engel oluyor ve durumu “Oğlum bir şaka yaptı ve ben de güldüm. Hepsi bu.” diyerek toparlıyor. Bu, zekice olmasının yanı sıra dikkat edilmesi gereken bir husus. Bahsettiğim şey  Palpatine’in Anakin’e yine oğlum diye hitap etmesi. Bunu her fırsatta yapıyor ve Anakin’in gözündeki rolü büyüyor.

Anakin’in zarları değiştirme anı.

Başka bir zamana götürüyor bizi sayfalar. Olayın üstünden biraz zaman geçmiş. Anakin’i Palpatine’in ofisinde görüyoruz ve o her zamanki heyecanıyla “Jedilar sizin kontrolünüz altında onları kullanın ve tüm bu yozlaşmışlığı bitirelim!” diyor. Palpatine ise Jediların onun değil senatonun kontrolünde olduğunu aksi takdirde bu durumun onu diktatörden farklı kılmayacağını açıklıyor. Burada baya güldüm işte. Bana Bölüm II’deki “I love the Republic. I love democracy!” sahnesini anımsattı.

Sonunda Anakin: “Siz yapamazsınız, Jedilar da yapamaz. O zaman kim yapacak?” Bunları okurken içimden “merak etme genç Skywalker az sabret. Anakin ve Palpatine yapamıyorsa Vader ve Sidious yapacak!” dedim bir heyecanla. Sonunda vedalaşırken Palpatine, yanında daima Anakin için bir yer olduğunu belirtiyor ve sonrasında Anakin Jedi Tapınağına gidiyor.

Sanırım benim en sevdiğim Star Wars serilerinden biri bu çünkü gerçekten Anakin-Palpatine ilişkisinin yapı taşlarını, neden sağlam olduğunu harika anlatıyor. Üstelik bolca göndermeyle…

Palpatine, Anakin’e ne eski sahibi Watto’nun, ne padawan arkadaşlarının ne de ustası Obi-Wan’ın veremediği bir şey veriyor: Şefkat. Belki de Tatooine’den gelen o küçük çocuğun tek ihtiyacı olan şey buydu…