Rogue, Rogue One [İNCELEME]

0

A Star Wars Story: Rogue One

Uzun zaman önce çok çok uzak bir galakside geçen bu hikayenin yorumunda spoiler bulunmaktadır…

Bir grup asinin, İmparatorluk Senatosundan gizli üretilen Ölüm Yıldızının planlarını çalınmasını anlatan ve efsaneler arasına girecek olan hikayesini anlatır. Bu hikayede yeni karakterlerin yanında karşımıza Lord Vader, Prenses Leia Organa gibi tanıdık karakterler de çıkmaktadır.

Jyn Erso’nun ön planda olduğu ve onun verdiği mücadelenin galaksinin kaderini çizdiği bir hikaye. Fakat Yeni Bir Umut filminden hatırlayacağınız gibi Jyn Erso ve babası Galen Erso isimsiz kahramanlar arasında yer alıyor. Cassian Jeron Andor’un ismi her daim hatırlanıyor. Çünkü o resmi olarak bir isyancı zaten.

Orson Krennic, Ölüm Yıldızı inşa görevinin son aşamaları için harekete geçer. Bunun için Galen Erso’yu bulur ve onu götürür. Bu sırada Galen Erso’nun karısını öldürmek zorunda kalan Orson Krennic, Galen’in kızını bulamaz.

Galen Erso eski bir İmparatorluk aşığı olsa da daha sonradan yaptığı işten pişmanlık duyan birisi olup çıkar. İntikam almanın en iyi yolunu ise Ölüm Yıldızını yok edebilecek bir hata üretmekte olduğunu anlar. Böylece bir efsane başlamış olur.

Film başlangıç olarak biraz sönük kalsa da, vaktin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız. Özellikle Jyn Erso’nun ölü mimiklerini düşününce gözümüzde onu ön planda çıkaramıyoruz. Bodhi Rook’un planlar ile ilgili bilgiler getirmesi ve isyana sürüklenmesi ise ayrı bir sıkıntı. Daha önceden onunla ilgili ön bilgi yazarken Bodhi karakterinden beklentim büyüktü. Fakat çok geri planda kaldı ve yaptığı fedakarlık ise çoktan unutuldu diyebiliriz.
Galen Erso’nun ölümünün isyancıların elinden ölmesi ise başka sıkıntılı bir durumda. Cassian’ın onu öldürmesi için görevlendiren isyancılar, yardım için gönderdikleri filo ile ona engel olmuşlardı resmen.

Rogue One filmine karakterleri açısından hızlıca bakacak olursa ön plana çıkan detaylar şunlar oluyor.

İlk olarak Jyn Erso’dan başlayalım ve onun ölü mimiklerinin sebeplerini arayalım. Jyn çok küçük yaşında İmparatorluk ile tanışmış ve annesinin ölümünü görmüş birisi. Babası yıllarca İmparatorluktan uzak durmaya çalışmış birisi. Annesine olan bağlılığı bir kyber kristali ile perçinleşirken babasının ona karşı kullandığı özel isim Jyn’i ailesine düşkün birisi olarak ortaya çıkarıyor. Yıldız Tozu, işte babasının ona taktığı isim. Orson Krennic annesini öldürtünce, belli belirsiz bir intikam hissiyle, hissiz birisi olup çıkmış. Ortaya koyduğu mimiksiz ifadeler ve hep bir sorgulama anlayışı Jyn’e yakışmış diyebiliriz. Yıllar sonra büyüyünce ve Asi İttifakının ona işi düşünce, babasının yaptığı fedakarlıkları anlıyor bu şekilde İmparatorluğa karşı bir harekete katılıyor. Jyn’in film boyunca babasının ölümünde gösterdiği tavır beni gerçekten şaşırttı. Özellikle Cassian’ın babasının öldürmesi ile ilgili gerçeği öğrenince Asilere karşıda koyduğu nefretin ön plana çıkması Jyn’in karakter yapısını ortaya çıkarmaya yetiyor diyebilirim. Jyn’in bunun gibi karakterini ortaya çıkarabildiği üç farklı yer çıkmış oluyor. Annesinin, imparatorluk tarafından öldürülmesi. Babasının X-Wing bombardımanın da ölümü. Son olarak da şimdi bahsedeceğim Orson Krennic ile karşılaşma anı. Gözünü kırpmadan ‘Güç Bizimle Olsun’ diyerek düşman üssüne sızan Jyn, babasının katili ile karşılaşır.
Artık ne olacaksa olsun, diyerek Krennic’in karşısında dimdik durmuş ve Galen Erso’nun kızı olduğunu haykırmıştır. Cassian’ın yetişmesi ile Krennic’in silahından çıkacak lazer atışından kurtulmuştur. Tam bu sırada karakterini üçüncü kez ortaya çıkaran tepkisi ile karşılaştık. Orson Krennic’in yaralı bedenini tekmelemeye harekete geçmişken Cassian onu durdurmuştur. Şöyle düşünürsek eğer Jyn’in elinde silah, Krennic silahsız olsaymış yapacaklarını hayal bile edemezdik. Bütün intikam duygusuyla ona saldırmış olacaktır.

Forest Whitaker’in bir zamanlar Galen Erso’yu tanıması ve onun kızına bakması sonrada Jedha’da kendi güçlerinden oluşan ufak bir birlik kurması onu ayrı bir yere koyuyor film içinde. Klon Savaşları 5.Sezon Onderon bölümlerinde gördüğümüz Forest Whitaker’i yaşlanmış hali ile görmek ayrı bir keyif verdi diyebilirim. Yıllarca yaşadıklarından sonra artık pes ederek Jedha’da can vermesi ise beni derinden üzdü. Klon Savaşlarında ki kararlı ve cesur Forest’in filmde daha farklı karşımıza çıkması ise hafif hayal kırıklığı yarattı bende…

Hakkında ön bilgi yazarken özellikle merak ettiğim bir karakter olarak belirttiğim Chirrut Imwe beni şaşırtan bir karakter oldu. Güç benimle ve ben güçleyim diyen Chirrut, yaşanan kötülüklere karşı bir şerler yapamamanın üzüntüsü içinde yaşamış. Güce her ne kadar çok inansa ve güvense dahi gücü daha iyi anlama üzerinde, üzüntüsünden dolayı pek çalışamamış. Görememesine rağmen var olan inancı ve cesareti filmde bir Jedi oynamış gibi hissettirmeye yetti.

Baze Malbus hakkında denecek tek şey var. Chirrut Imwe’yi korumaya yeminli Malbus kameranın karşısında kendini hissettirmeyi başaran bir karakter olmuş. Ateşli silahlar ustası olarak tanımlanan Malbus’un dostuna karşı güç şakaları ise filme Han Solo havası katmaya yetmiş. İyi bir nişancı olmasını ele alırsak rahat 100 stormtrooper gücünde diyebilirim. ☺

Bodhi Rook yazımın ilham kaynağı Rook hiçbir beklentimi karşılayamadı. Ön bilgilerde onun usta bir pilot olduğu karşımıza çıkarken filmde korkak gibi karşıma çıkması tam bir fiyasko oldu. Korkusunu sonradan atmayı başaran Rook’un kodu ise yazıma ve filmin ismine ilham oldu.

-Kodunuz nedir?
*Bir şeyler söyle.
+Ne gibi?
*Herhangi bir şey.
+Rogue, Rogue One.

Orson Callan Krennic ve onun Death Trooper birliğini ele alalım. Onun oyunculuğunu filme çok yakıştırdım. Özellikle korkusuzluğu ve Tarkin’e bile kafa tutması gönüllerde yer edinirken, diğer sıradan İmparatorluk Subayları gibi zeki davranamaması gerçekten üzdü. Özellikle az sonra Tarkin’i anlatırken ele alacağım Tarkin’in basit planına düşmesi gerçekten üzmedi değil. Fakat bu üzüntüyü unutturacak bir şeyler var bu adamda. Başarı hissi ve bağlılık. Yönettiği ve anlamsız konuşuyormuş gibi görünen birliğinin tek isteği İmparatorun iyi muamelesini kazanmak. Death Trooper birliği kendi aralarında şifreli konuşuyorlar. Yoksa anlamsız konuşuyorlarmış gibi gelmesin. Orson Krennic bu şekilde İmparatorluk içinde yükselerek saygı görmek isteyeceği konuma gelmek istiyordu. Ölüm Yıldızı gibi bir yapıyı tamamlanmasını sağlayarak aslında bunu başaracaktı. Önüne Tarkin ve Galen Erso taşı konana kadar. Konuşmaları ve bakışları ile Star Wars Evreninde efsane olabilecek bir karakter olacak. Üzerinde ise çok yazılacak ve çizilecek. Verdiği ani kararlar ve cesareti onu askeri bir deha olarak ortaya çıkarıyor. İmparatorluk kıyafetinin bu kadar yakışacağı başka bir karakterde olamaz diye düşünüyorum.

Grand Moff Tarkin – Rogue One

Ölüm Yıldızının komutasını ele alabilmek için, İmparatorluk liderlerine, İmparatora, Lord Vader’e yıllarca Orson Krennic’in başarısızlıklarını anlatarak ön yargı oluşturmaya çalıştığını düşünüyorum. Filmde ise bu ön yargının en sonunda ödülünü alacaktı. Muhteşem planını daha önceden devreye sokamamasının tek nedeni Orson Krennic’in zeki olmasından kaynaklanıyordu. Öyle ki Orson hata yapmadan ilerleyen gerektiğinde ise Tarkin’a bile kafa tutabilecek kapasitede olarak gördük filmde. Filmin sonunda her şeyi sonsuz kadar bitirecek bir hamle için Scarif’e gitti. Fakat hiç ummadığı birisi ile karşılaştı. Galen Erso’nun kızı Jyn Erso. Bu şok etkisinin üzerine Cassian’dan aldığı lazer darbesiyle yere yıkıldı. Tarkin bu hatayı asla affetmeyen birisi olarak Ölüm Yıldızı silahını Scraif’e doğrulttu ve tek reaktör atışı ile Ölüm Yıldızının komutasını ele aldı. Tarkin’i A New Hope ve Klon Savaşları animasyon dizisinden biraz tanıyorsunuz. Çok sabırlı birisi. Rekabet olduğunda ise ona eşdeğer bütün evrende bir tek Thrawn’ı düşünürüm. Sonunda Ölüm Yıldızının komutasını ele alarak Vali konumunda Alderaan yolculuğuna başlayacaktı.

Scarif, Jedha her iki gezegende Ölüm Yıldızı ile ilk kez tanıştılar. Onun yıkıcı etkisi karşısında ise kimsenin şansı yoktu. Sadece bir grup isyancı böylesine dev bir silahın karşısında dimdik durabilecekti…

Müzikler ise hayranlık uyandırmaya yetiyordu. Güç Uyanıyor gibi ne zamansız ne de anlamsız çalmadılar. Ağlatmayı da bildiler, umut aşılamayı da. Jyn Erso Theme, The Awakening ve birçoğu gerçekten harikaydı. Müjdemizi verelim bu müzikler çok yakında Star Wars Müzik Listemize eklenecektir…

Son olarak bahsedilmesi gereken ve gölgesini dahi görünce heyecanlandığımız karaktere gelelim. Drth Vader filmde öyle bir göründü ve öyle bir kayboldu ki tadına doyamadım. Lord Vader’in ışın kılıcını açtığı sahne ile kendimizden geçtik diyebilirim. Filmin yönetmeni Gareth Edwards öyle bir şey yapmış ki, sanki biraz daha Vader koyarsak afallarız gibi durmuş. Lord Vader filmde etkili ama yetersiz olarak kalmış. Orson Krennic’in bizzat ayağına gitmesi sahneleri dışında ise hiçbir sahnede harcanmamış. Lord Vader’i sinemada izleyebilen bir kitle olarak yorumumu okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

Ulrich Stanley

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
11